
Enola Holmes Film İncelemesi
Uzun zamandır merakla beklenen Enola Holmes filmi geçtiğimiz hafta Netflix’e gelmesiyle Top 10 listesinde birinci sıraya yerleşti. Tabi ki bizce gündem olmasının yegane sebepleri; oyuncu kadrosunda birbirinden yıldız oyuncuların ve uzun zamandır özlem çekilen Sherlock Holmes karakterinin olmasından kaynaklanıyor olabilir.
Stranger Things ile hayatımıza girmesiyle hemen hemen her yerde görmeye alışmış olduğumuz Millie Bobby Brown, Henry Cavill, Sam Claflin ve Helena Bonham Carter’ın yer aldığı kadroyu birçok kişi heyecanla karşıladı. Enola kızımızın gizemli bir şekilde kaybolan annesini arama çabalarını anlatan bu filmde aradığımızı bulduk mu bulmadık mı sorusunun cevabı Spoiler Alert kısmında.
Enola Holmes – Spoiler Alert

Filmlerde genellikle görmeye alışkın olduğumuz anne kız figürlerinden farklı bir anne kız figürü var bu filmde. Bu detay filmde hoşuma giden şeylerden biriydi. Filmle ilgili sevdiğim diğer bir nokta Sherlock gibi bir karakterin yan plana atılarak kadın karakterin ön planda olma fikriydi. Gel gelelim spoiler alert kısmını dolduracak olan filmde beğenmediğim noktalara.

Öncelikle Henry Cavill’ın Sherlock Holmes karakterini canlandıracağını öğrendiğimde filmi ciddiye almayı bırakmıştım. Allah aşkına bu nasıl Sherlock! Yanlış anlaşılmasın, Henry Cavill abimizi severiz sayarız, kendisi iyidir hoştur ama Sherlock gibi bir karakteri pasif ve kasıntı hale getirmeyi nasıl başardın be adam! Buradaki suçun hepsi Henry Cavill’ın değil tabiki. Senaryodaki eksiklikler de buna sebep olmuş olabilir. Ayrıca Robert Downey Jr. ve Benedict Cumberbatch’den sonra gelecek olan Sherlock’u canlandıracak oyuncu seçiminin çok iyi olması gerektiğini düşünüyordum. Nitekim ki olmadı.

Mycroft karakteri Sherlock’a göre daha dediğim dedik çaldığım düdüktü. Enola’ya karşı nedeni belirsiz olan gereksiz bir kini vardı. Bu da filmin birçok yerinde Mycroft’a gıcık olmamıza sebep oldu. Nerede Sherlock dizisindeki Mycroft karakteri… Bu filmde neredeyse bu karakteri nasıl antipatik gösteririz diye çabalamışlar. Mycroft biraz daha naif ve Sherlock’un yanında daha pasif bir karakter olmalıydı diye düşünüyorum. Sam Claflin abimizi de severiz ama bu karakteri senaryodan kaynaklı olarak yansıtamadığını düşünüyorum.

Enola’nın gizemli bir şekilde kaybolan anne karakterini bulma çabalarını bir anda bırakarak, yolda karşılaştığı yakışıklı lordun hayatını kurtarmaya çalışması, birçok soru işaretinin oluşmasına neden oldu. Annenin evi terketmesindeki amacını tam olarak işleyemediklerini düşünüyorum. Annenin yegane amacı neydi, o bombalar ile ne yapmayı planlıyordu vs. birçok soru işareti tam olarak cevabını bulamadı bende. Enola ile Lord arasında olan aşkı gözümüze sokmak yerine bu soruların cevabı verilebilirdi.

Son olarak sözüm sana Millie Bobby Brown… Güzel bir kız olabilirsin eyvallah ama bakışların beni irrite ediyor. Filmi sevmememin yegane sebebi sen olabilirsin. Tamam başarılı olabilirsin ama bende bu kadar etki yaratmıyorsun. ( Millie de buna çok üzülmüştür)
Bu film ile ilgili sövmem bittiğine göre bir sonraki yazımızda görüşmek üzere…


